Öne Çıkanlar fakti Semih Yalçın Aday Tanıtım Toplantısı Selçikler Belediyesi

UŞAK TÜRK EĞİTİM SEN DİSİPLİN KURULU BAŞKANININ KENDİ SİCİLİ BOZUK
 Uluslararası Asılsız Ermeni İddialarıyla Mücadele Derneği (ASİMDER) Ege Bölge Temsilcisi Sezayi Daşdemir, BELEDİYE’NİN yayın organı uşak haber Hocalı katliamıyla ilgili  yazılı açıklama yapmış. Ermeni ahlaksızlığını unutmadık, unutmayacağız, demiş.

İşte bu beyanı bu ülkenin milliyetçileri adına yapan ve ahlaktan bahseden Sezayi Daşdemir’in ahlakını ortaya koyan belgelere ulaştık. 

Neler öğrendik neler, şu sıralar üniversitede paşa olan, Daşdemir, Uşak Türk Eğitim Sen Yönetim kurulunda disiplin kurulu başkanıymış. Rektör V.  Dalkıran’a başarılar dilemeye gitmişler. Şu sıralar Sezayi Daşdemir sıkı bir Dalkırancıymış. https://www.usak.edu.tr/icerik/607/1

 

UŞAKTA MHP İL BAŞKANINI DA YÖNLENDİRDİĞİ SÖYLENEN ŞUBE MÜDÜRÜ SEZAYİ DAŞDEMİR, BİR AZERİ ÖĞRENCİNİN HARÇ PARASINA ÇÖKMEKTEN KADEME İLERLEMESİSİNİN DURDURULMASI CEZASI ALMIŞ.

Üniversitede şube müdürü olarak görev yapan  Uşak İl Başkanı Muhterem Kuruçay’ı yönlendirdiği söylenen, memuriyetten atılması teklif edildiği söylenen, fakat basında fetöyle mücadele ettiği için kendisiyle uğraşıldığı propagandası yaptığı iddiasıyla kasıla kasıla dolaşan Sezayi Daşdemir’in üniversitedeki soruşturma dosyasına ve hakkındaki icra dosyalarına ulaştık.

 Sezayi Daşdemir’in İcra dosyalarını yayınlamıyor, soruşturma dosyasının yeterli olduğunu düşünüyoruz. Ancak konunun önemi açsından sadece şunu bilmemeliler. Her mahfilde MHP il başkanının yanında görülen bu şahsın sicil dosyasında 20 civarında  icra dosyası var. Alacaklılar sırada yani!  Çok küçük meblağların bile icra dosyası haline dönüştüğünün bilinmesi,   kişinin bu konudaki ahlakını göstermesi açısından  bilinmesi yeterli diye düşünüyoruz.

 

ASİMDER ege bölgesi başkanı Sezayi Daşdemir Ne kadar Güvenilir?

Sezayi Daşdemir, üniversitede ilgi çekici bir soruşturma geçirmiş. Soruşturma raporuna göreMuhammet Alasgarlı adlı bir Azeri öğrencinin harç parası ailesi tarafından şube müdürü Sezayi Daşdemir’in şahsi hesabına gönderilmiş. Harç parasının en son yatırma günü 18.9.2015 iken bu para Sezayi Daşdemir tarafından yatırılmadığı için öğrencinin kaydı yapılamamış. Öğrenci Uşak’a geldiğinde kaydının yapılmadığını görmüş ve şok olmuş. Sezayi Daşdemir öğrencinin telefonlarına çıkmamış ve kaçmış. Bunun üzerine Sezayi Daşdemir’in bir arkadaşı 1800 tl harç parasını borç olarak vermiş ve Sezayiden alınca siz bana verirsiniz demiş. Para 19/10/2015 de ancak yatırılmış.(Tam bir ay bir gün sonra)  İdarenin de yardımıyla öğrencinin sene kaybetmesi önlenmiş.  Daha sonra borcu verenşahıs,  öğrenciden, verdiği  borcu istemiş. Öğrenci Sezayi Daşdemir’e ulaşıp parasını  alamadığı için savcılığa suç duyurusunda bulunmuş, Rektörlüğe de şikayet etmiş. Bu aşamadan sonra borcu veren kişi Sezayiden parayı aldığını savcılıktan şikayetlerini çekmelerini söylemiş. Çekmezlerse kendileri için iyi olmayacağını söyleyerek öğrencileri tehdit etmişler.  Azeri öğrenci ve olaylara şahit olan diğer Azeri öğrenci ailelerine durumu iletmişler. Aileleri de husumet olmasın para sorunu halledildi çekin şikayeti deyince şikayetlerini çekmişler.(Böylece Daşdemir, adli cezadan kurtulmuş)  Fakat idari soruşturma devam etmiş. Ve cezayı yemiş. Devlet memurları kanunun 125/D-c maddesinden “Görevi ile ilgili olarak her ne şekilde olursa olsun çıkar sağlamak” suçu sabit görülerek bir yıl kademe ilerlemesi cezası almış.

 

Soruşturma raporundaki  ilginç  bir başka yargı kararı ve tespiti.

Sezayi Daşdemir, Uşak 4. Asliye ceza mahkemesi tarafından 2014/55E 2014/195 karar sayılı kararda iki öğretim üyesine hakaretten 456 gün karşılığı 9120 lira  para cezasına iki ayrı kez çarptırılıyor.  Mahkeme kararı şöyle diyor “daha önce işlediği bir suç nedeniyle hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümleri uygulanmasına rağmen, denetim süresi içinde suç işlemeyi devam etmesi olumsuz kişiliği gözönüne alındığında, yeniden suç işlemeyeceği hususunda  mahkememizce olumlu bir kanaatin oluşmaması, dikkate alınarak sanık hakkında yasal imkansızlık nedeniyle CMK’nun 231/5 maddesinde belirtilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümleri uygulanmamıştır. Sanığın geçmişinde bulunan sabıkası dikkate alınarak hakkında takdiren, TCK’nın 62 maddesi uygulanmamıştır.

Hakaret ettiği öğretim üyelerinden biri, V. T adlı öğretim üyesinin eşi olduğu ve Daşdemir’in üniversitede rektöre karşı çıkar birliği   içinde olduğu V.T’den hakkındaki şikayetten vazgeçmesi için  yalvardığı, onu bu konuda ikna ettiği iddia ediliyormuş. Hakarete uğrayan öğretim üyeleri F.Ş ve N.Y.T şikâyetlerinden vazgeçtiler  mi merak konusu!

 

Sezayi Daşdemir hakkında Soruşturmacının Kanaati:

Soruşturmacı kanaatini şu ilgi çekici gerekçelerle ortaya koymuştur. Yorumsuz olarak okuyucularımıza aynen veriyoruz. Yorum okuyucuların:

Sanık  Sezayi  Daşdemir'in  kendi  şahsi  hesap  numarasını  verdiği, üniversitede çalışan biri  sıfatıyla  şikayetçi  öğrenciye  ait  harç  parasının hesabına  yatırılmasını   sağladığı,  yasal  süresi  içinde  de  harç  parasını yatırmadığı  sabittir.  Olayların  gelişmesinden, gurbette  bulunan  öğrencinin hakkını  arayamayacağını  düşündüğü,  bu  parayı  ödememek  kastıyla  aldığı  ve ilk  aşamada  ödemediği,  işin  resmi  makamlara  intikalinden  sonra  ödemek zorunda  kaldığı  sonuç  ve  kanaatine  ulaşılmıştır.  Sanık  Sezayi  Daşdemir'in böyle  bir  suçu  işlemesinde  en  önemli  faktör  devlet  memuru  olmasıdır  ve üniversitede  çalışmasıdır.  Müşteki  ve  ailesi  onun  bu  konumunun  sağladığı güvenle  onun  hesabına  para  göndermişlerdir.  Sanık  bu  suçu  işlerken konumundan  istifade  etmiştir.  Sanık  Sezayi  Daşdemir'in  sicil  doyasında bulunan   icra  takipleri  de  parasal  ilişkilerinde  itimada  şayan bir  konumda olmadığı fikrini  desteklemektedir.  Ayrıca dosyasında bulunan  yargı  kararında   kolayca  suç  işleyebildiği,  sabıkalı  olduğu,  bu  nedenle  cezasında indirime  gidilmediği,  suç  işlemeye  mütemayil  olumuz  kişiliği  olduğu belirtilmiştir.

Yabancı  bir ülkeden hesabına para gönderilen Sezayi  Daşdemir,harç parasını çeşitli gerekçeler göstererek yatırmış, güveni suiistimal  ettiği gibi yabancı ülke ve yabancı öğrenciler nazarında ülkeyi küçük düşürücü fillerin içine girmiştir. Bir devlet memuru için, ölüm ağır hastalık,ciddi kaza gibigerekçeler dışında hiçbir gerekçe bu paranın yatırılmamasında gerekçe olamaz.

Böyle bir kişiliğin şimdiye kadar hiçbir soruşturmaya muhatap olmaması ve işlediği suçları idarenin gözünden kaçırabilmeyi  başarabilmesi de soruşturma makamı tarafından yadırganmıştır. Soruşturma makamı bu fillerin devamı halinde devlet memurluğu itibarını koruyamayan sanığın kurumuna da ciddi zarar vereceği sonuç vekanaatine ulaşmıştır.”

 

Bütün Mhp’lilerin bunu bilmeye hakkı var!

Sezayi daşdemir, şayet Asimder Ege Bölgesi başkanı ise,  MHP’li kişiliğiyle tanınıyorsa, Türk Eğitim Sen Disiplin Kurulu Başkanı ise, Uşak’takitüm bu muhataplar,  bu haberi iyi okumalı ve değerlendirmelidir.  Milliyetçi geçinen bu kişinin Azeri bir öğrencinin 1800 lirasına tenezzül etmesi, sağa sola borcunu ödememesi ne anlama geliyor iyi değerlendirmelidir.  Biz bu ülkenin milliyetçilerini eline diline ve beline sahip insanlar olarak görüyoruz ve öyle görmek istiyoruz. Bu gerçeği ayrıca Asimder yöneticileri de bilmelidirler.

KAMU ADINA SÖYLÜYORUZ.
Bu tür soruşturmalar geçiren hakkında hiçte hoş olmayan yargı kararları bulunan bir şahsın bizi temsil kabiliyeti var diyorsanız halkın sizi ve bu şahsı tanımaya ve bu konuda haberdar olmaya hakkı vardır. 

Bu haberimizi bir 4. Murat devrinin ünlü ayyaşı bir Bekri Mustafa fıkrasıyla sonlandırmak istiyoruz.

Bekri Mustafa, yoksul bir mahallede "Küçük Ayasofya Camii"nin önünden geçmektedir...
O sırada musallada bir tabut vardır, fakat namazı kıldıracak imam ortalarda yoktur.
Cemaatin, beklemekten canı sıkılır ve başında kavuğu, sırtında cübbesiyle oradan geçen Bekri Mustafa'yı "hoca" zannederek namazı kıldırmasını söylerler.
"Yok, ben hoca değilim" dese de, dinlemezler ve zorla öne geçirirler.
Bekri Mustafa namazı kıldırdıktan sonra tabutun örtüsünü açar ve ölünün kulağına bir şeyler fısıldar. Cemaat, ölüye ne söylediğini merak eder.
Bekri Mustafa gülerek cevaplar:
"Sen şimdi aramızdan ayrılıp ahirete gidiyorsun. Eğer orada, bu dünyanın ahvalini sana sorarlarsa, Bekri Mustafa Ayasofya'ya imam oldu dersin. Onlar durumu anlar..." dedim.

 

Hain ve alçak 15 Temmuz darbe girişiminin  en büyük kötülüğü galiba Bekri Mustafalar’ın imam olması!  Gülelim mi ağlayalım mı? 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.